Bütün olmak

Bütün olmak

2018-12-29T15:42:05+00:00

“Büyük bir morani* olmak için hangi anın neyi gerektirdiğini bilmek gerekir.”

Bilge Masai-  *Kenya’da yaşayan yerli halk Masai savaşçısı

“Bütün olmak” ne demek diye bir soru dönüyor aklımda: Bir şekilde her yerde karşıma çıkan bir konu… Bütünlük her şeyi kapsamak diye düşünüyorum. Kutupların hepsini deneyimlemek, her bir tarafta olabilmek. Bu mümkün mü, emin olmasam da heyecan verici geliyor bana. Sonra aklıma yeni bir soru daha takılıyor: Bütün olduğumda peki nasıl hareket edeceğim? Bütünlükte sanki hareket etmek mümkün değil. Sanki her şey olduğunda bir şekilde kocaman bir alan oluyor insan.

Bütünlük aslında her yerde!

İyi-kötü, doğru-yanlış diye konumladığımız her şey;

aslında bütünlükte olmak,

duruma göre değişebilen doğru ve yanlışlar aslında duruma göre hareket etmek,

belki de bütün bu olasılıklarda olmak,

bütün olmak.

Peki buna dişi ve eril özellikler açısından baktığımda nasıl bir tablo çıkıyor karşımıza? Burada da bütünlük, hepsini olabilmek. Hem eril hem dişil diye adlandırılan alanda olabilmek. ‘Dişi’ diye nitelendiğinde duygulardan uzak duran, ‘erkek’ ya da ‘çok erkeksi’ diye nitelendirildiğinde talepkâr olmaktan kaçınan kadın olmak, bizi eksik bırakıyor bir anlamda. Peki hem o hem de diğeri olmayı nasıl başaracağız? Nasıl yeri geldiğinde duygularımın farkında yeri geldiğinde de gayet net ve hedef odaklı olabilirim?

İlla bir tarafı geride bırakmak mı gerekiyor diye düşünüyorum. Her tarafı kapsayıp bütün olmayı başarırsak ne mümkün diye merak ediyorum.

Bir yanım; bu bütünlükte de sanki bir zorluk var, beraberinde durma harekete geçememeyi de getirir mi diye bir kaygı duyuyor. Belki de önemli olan seçim yaptığımızın farkında olmak ve her seferinde bütünlükten hangi tarafımı hayata taşıyacağıma dikkatli karar vermek. Yaşama sanatı bu olsa gerek. Bu bana hala dokunmaktan bir şekilde kaçındığım kutuplarımı hatırlatıyor. Tekrar tekrar önüme geldiklerine göre belki de bütün olma yolumda bana bir şey anlatmaya çalışıyorlar. Bitmemiş meseleler nedense bitmiyor galiba…

Belki de o hep kaçındığım gölgede tuttuğum benleri de hayata taşımanın ve gerektiği zaman kullanmanın vakti gelmiştir. Sadece bunu seçebileceğimin farkında olmak ve ara sıra yanılabilme özgürlüğünü de kendime vermek, belki de tek gereken.

Yorum yaz

avatar
  Subscribe  
Bildir