Hayır yapmayacağım ama evet yapacağız

Hayır yapmayacağım ama evet yapacağız

2019-02-14T14:15:51+00:00

“Sosyal çevre insana ilginç kararlar verdirebilir.”

Bu cümleyi okuduğumda çok sevdim. Aklım kaç defa istemediğim halde, herkes yapıyor diye kendimi bir şey yaparken bulduğuma gitti. Çok net hatırladığım bir tanesi geldi zihnime: Oldukça tanınmış bir tiyatro oyuncusunun yönetmenliğini üstlendiği bir oyuna davetli olarak gitmiştim, oyun dayanılmaz sıkıcıydı ve  seyretmekte gerçekten çok zorlanıyordum. Etrafa baktığımda herkes memnun görünüyordu, bende bir gariplik var herhalde anlayamadım oyunu diye düşünmüştüm. İki perde arası üç arkadaş aramızda konuşunca, hepimizin aynı düşünceyi paylaştığını gördüm. Yine de “davet edilmişiz şimdi ne derler” kaygısıyla oyundan çıkmak yerine sonuna kadar kalmayı seçtik. İkinci perdede tek fark, salonun neredeyse büyük bir çoğunluğunun gitmiş olmasıydı. Şayet yalnız olsaydım muhtemelen ben de salonu terkedenlerden biri olurdum, fakat söz konusu “biz” olduğunda çıkamadım. Başkalarının benimle ilgili ne düşüneceği, benim bir saatlik sıkılmamdan çok daha önemliydi.

Geçmişimde bir yerlerde, çoğumuz gibi ben de “el alem ne der”, “bak herkes sana bakıyor” cümleleriyle büyütüldüm. Bir anlamda bu ön kabullerle sosyalleştirildim. Diğerlerinin ne düşündüğü, çoğu zaman benim ne düşündüğümden önce geldi. Hala da bir şekilde etkiliyor hayatımı, seçimlerimi. Çevreye rağmen kendi ihtiyaçlarıma ayak uydurmak çok kolay olmuyor. Çoğunlukla attığım adımlar , diğerlerine uyma ihtiyacım, sürüden ayrı kalmamak için muhtemelen. Aslında bu yönde sosyalleştirilmem de aynı sebeple, toplumdan dışlanmamam için iyi niyetli bir çaba.

Sosyal varlıklarız ve sosyal çevre bizi sürekli etkiliyor. En etkilenmiyorum diyenimiz bile derinden etkileniyor. Kendimizi bir anda, herkes gidiyor diye popüler mekanlarda ya da herkes alıyor diye hiç ihtiyacımız olmayan şeyleri alırken bulabiliyoruz. Garip bir döngü bu! Biz gittikçe talep artıyor, talep arttıkça da ilgi daha da büyüyor. Bir kez başladı mı nereye gideceğini öngörmek hiç kolay değil.  Suni yaratımların birer esiri olup günün sonunda aynı şeyleri yapan, giyen, yiyen ve bir türlü de mutlu olmayan insanlar oluyoruz. Neden mutsuz olduğumuzu bile anlayamıyoruz!

Varlığımız sosyalleşmeye bağlı ve bizler sosyal etkiye açık, aslında ona muhtaç  canlılarız. Bu nedenle sosyal etkinin gücünü hafife almamak gerekiyor. Sosyal etkiyi anlamak için sosyal dünyayı nasıl algıladığımız ve yorumladığımızı irdelemek gerekiyor. Aksi takdirde; doğru olma ve iyi hissetme ihtiyacım ile dünyayı nasıl algıladığımı keşfedene kadar kendimi daha birçok istemediğim şeyi yaparken bulacağım.

Yorum yaz

avatar
  Subscribe  
Bildir